Risale

Al-Buruj22 ayet

Al-Buruj

Page 590Mekki

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

185:1
s. 590

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ

Burçlar sahibi gökyüzüne,

285:2
s. 590

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

Vaad olunan o güne,

385:3
s. 590

وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ

Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,

485:4
s. 590

قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

Kahroldu o hendeğin sahipleri,

585:5
s. 590

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

O çıralı ateşin,

685:6
s. 590

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ

Hani o ateşin başına oturmuşlar,

785:7
s. 590

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ

Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

885:8
s. 590

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.

985:9
s. 590

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.

1085:10
s. 590

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

1185:11
s. 590

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur.

1285:12
s. 590

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

Kuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir.

1385:13
s. 590

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

Yoktan o yaratır ve tekrar o diriltir.

1485:14
s. 590

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ

Bununla beraber çok bağışlayandır, çok sevendir.

1585:15
s. 590

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ

Arş'ın sahibidir, yücedir.

1685:16
s. 590

فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ

Dilediğini yapandır.

1785:17
s. 590

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

O orduların kıssası sana geldi mi?

1885:18
s. 590

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

Yani Firavun ve Semud'un?

1985:19
s. 590

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ

Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.

2085:20
s. 590

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

2185:21
s. 590

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ

Hayır o şerefli bir Kur'ân'dır.

2285:22
s. 590

فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ

Levhi Mahfuz'dadır.