Risale

Al-Balad20 ayet

Al-Balad

Page 594Mekki

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

190:1
s. 594

لَآ أُقْسِمُ بِهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ

Andolsun bu beldeye

290:2
s. 594

وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

390:3
s. 594

وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

Ve and olsun baba ve çocuğuna.

490:4
s. 594

لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ فِى كَبَدٍ

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.

590:5
s. 594

أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?

690:6
s. 594

يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor.

790:7
s. 594

أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor?

890:8
s. 594

أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ

Biz ona iki göz vermedik mi?

990:9
s. 594

وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ

Bir dil ve iki dudak?

1090:10
s. 594

وَهَدَيْنَـٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

Ona iki yolu gösterdik.

1190:11
s. 594

فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.

1290:12
s. 594

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ

Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?

1390:13
s. 594

فَكُّ رَقَبَةٍ

Köle azat etmek,

1490:14
s. 594

أَوْ إِطْعَـٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ

Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,

1590:15
s. 594

يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

Yakınlığı olan bir yetime,

1690:16
s. 594

أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ

Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

1790:17
s. 594

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.

1890:18
s. 594

أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.

1990:19
s. 594

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا هُمْ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Âyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler.

2090:20
s. 594

عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ

Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır.